Lâtif KARAGÖZ
Yıllar yılı Bulgaristan’da Türk azınlığı var olmuştur ve var olmaya da, devam edecektir. Orada Türk milleti ana dili olan Türkçeyi konuştukça, onu kuşaktan kuşağa taşıdıkça o ülkede Türklük ayakta kalabilecektir.
1950 yıllarında bizim yetiştiğimiz, büyüdüğümüz zamanda, Türkçemiz lâle devrini yaşıyordu. Hele Deliorman, Dobruca, Sliven ve Kırcaali bölgelerinde Türkçe dersi, okullarda mecburi ders olarak okutuluyordu. Hatta bu saydığım yerlerde İlkokuldan Orta son sınıflara kadar bütün okullarda öğretim programı hep Türkçe olarak yapılıyordu. Ayni zamanda İlçe ve İllerde bile Türk liseleri vardı. Bundan başka Şumnu, Sofya, Kırcali ve Haskovo şehirlerinde Türk filialları Türk okullarına Türkçe öğretmenleri yetiştiriyorlardı. Hele Razgrat, Şumnu ve Kırcaali Türk tiyatroları ise övgüye değerdi…
Ama, komunist dikta rejiminin hedeflediği 1985 yılında Bulgaristan’da tek millete dönüşme hezeyanına ne dersin ki?.. Onlar sinsi bir şekilde, bu plânlarının uygulanmasına çoktan bile geçmişlerdi. Hasıraltından su yürütürmüş gibi, yavaş yavaş Türkçenin üzerine gidilmeğe başlanılmıştı. İlkten Türkçe okulları Bulgar okullarıyla birleştirildi. Daha sonra da Türkçe dersleri kısıtlandı ve günü geldiğinde de yasaklandı…
[devamı...]
