Ziyaretçi defteri Künye E-gazete
 
DÖVİZ KURLARI
EUR EUR 1.9558 Lv.
USD USD 1.7545 Lv.
GBP GBP 2.2978 Lv.
TRL TRL 0.2937 Lv.
Anasayfa Haberler   Yorumlar   Edebiyat Video Arşiv
23 Şubat 2020
HABERLER » Kırcaali
Mustafa Hacı, yeniden Başmüftü seçildi

Mustafa Hacı, yeniden Başmüftü seçildi

12 Şubat 2011

Yaklaşık 1 yıldır süren Başmüftülük krizine son verilmesi amacıyla 12 Şubat 2011 tarihinde başkent Sofya’da düzenlenen Bulgaristan Müslümanları Olağanüstü Kurultaya katılan 988 delegenin tümünün oyları ile Mustafa Aliş Hacı, Bulgaristan Müslümanları Başmüftüsü olarak yeniden seçildi.

Dedeman Princesse Oteli'nde düzenlenen kurultaya, Bulgaristan'ın yanı sıra uluslararası kuruluşlar ve Müslüman ülke temsilcileri büyük ilgi gösterdi. Kurultaya katılanlar arasında Amerika'nın Bulgaristan Büyükelçisi James Warlick, Uluslararası İslam Örgütü IRCICA Başkanı Halit Eren, Türkiye Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz, Türkiye'yi Sofya'daki Din Ataşesi Mazhar Bilgin, HÖH Milletvekilleri Ünal Lütfi ve , Makedonya, Karadağ, Slovenya, Gümülcine, İskeçe Başmüftüleri,Surye, Rusya, Amerika, İran, Oman, Libya gibi birçok ülkenin dini ve diplomatik temsilcileri vardı.

Mustafa Hacı: Kurultay yasal

Yeniden Başmüftü seçilen Mustafa Hacı, ''Tüm Bulgaristan Müslümanlarının İyiliği ve beraberliği için çalışıyoruz'' dedi.

Müslümanların haklarını savunmak üzere kararlı bir mücadele verdiklerini, hukuk ve adaletin dışına asla çıkmadıklarını belirten Hacı, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Ülkemizin Müslüman cemaatini birleştirmek üzere toplandığımız bu kurultaya gelen delegelerimiz, görevini yerine getirmek üzere Bulgaristan'daki 1000'i aşkın encümenliklerden çağrılmıştır. Cemaatimizi bölmek isteyen eski Başmüftü Nedim Gencev'in girişimlerine adil bir karşılık vereceğiz. Kuruluşunu 100. yıl dönümünü Gencev'in adamları tarafından kuşatılmış ve mühürlenmiş vaziyette karşılayan Başmüftülük binası ile ilgili sorunlara da son vermek istiyoruz. Pazartesi günü yeni Kurultayımızın aldığı kararları mahkemede kaydettireceğiz.''

Smolyan bölge encümeninin teklifi üzerine Kurultayda Yüksek Dini Şura Başkanı Şabanali Amed, yine oy birliği ile bir kez daha bu göreve seçildi. Delegeler 31 kişilik Yüksek Dini Şura'nın üyelerini de belirlediler.

Georgi Pırvanov: Dinini özgürce yaşama hakkı kişisel bir özgürlüktür

Kurultaya, ayrıca Cumhurbaşkanı Georgi Pırvanov ile Başbakan Boyko Borisov da birer kutlama mesajı gönderdi. Pırvanov, gönderdiği mesajda, toleransıyla bilinen Bulgaristan halkının dinlerini özgürce yaşamaları gerektiğini söyledi.

Pırvanov, şöyle devam etti: "Dinini özgürce yaşama hakkı kişisel bir özgürlüktür. İnanç ve şahsın kişiliğine bağlı olduğu için değer arz etmektedir. Devletin farklı dine mensup kişilerin dinlerine özgürce yaşamalarına destek sağlama gibi görevi bulunmaktadır. Birlikte yaşam ve farklılıkları kabul etmek karşılıklı saygıyı ifade etmektedir."

Boyko Borisov: Hepinizin güçlü bir müftülüğe ihtiyacı var

Başbakan Boyko Borisov da, gönderdiği mesajda, Bulgaristan'ın, farklı dinlerin uzun yıllar barış ve huzur içinde yaşadığı bir ülke olduğunu söyledi.
Ülkede insanların ayrılmasına ve dinleri üzerindeki her baskının tepki ile karşılandığını ve anlayış ile izole edildiğine işaret eden Başbakan, şöyle devam etti: "Komünizm'in yıkılmasından sonra Bulgaristan entegrasyon ve birlikte yaşam modelini seçti. Bu yol bilinçli olarak seçildi. İsim değiştirme sürecinde yaşananlar bize bu yolu seçmemizi gösterdi. Bu Seçim bizi daha fazla vatandaş haklarına saygılı yaptı.
Bulgaristan'daki tüm farklı dinlere sahip kişilerin bir görevi var: Modern bir Bulgaristan kurmak. Modern Bulgaristan, geçmişle bağların kesilmesi ile kurulacak. Bulgaristan'daki Müslümanların ayrımcılığa değil, birleşmeye ihtiyacı var. Hepinizin güçlü bir müftülüğe ihtiyacı var. Ben size kimleri seçeceğiniz konusunda bir şey söyleyemem. Ancak sizlerin seçeceğiniz liderlerin Müslüman toplumunun güvenini en geniş bir şekilde alması gerek. Müftülük sadece bu şekilde güçlü bir kurum olmuş olacak."

Warlick: 200 binden Müslüman'ın imzası beni etkiledi

Konferansa katılan Amerika'nın Bulgaristan Büyükelçisi James Warlick de, Müslümanların Bulgaristan'daki ayrımcılıklarının sona ermesini ve Müslümanların kendilerinin kendi liderlerini seçme ümidini dile getirdi.
Müslüman toplum ile bir arada olmaktan mutluluk duyduğunu aktaran Warlick, konferansın yapılması için 200 binden fazla Müslüman'ın imzasının bulunmasının kendisini etkilediğini vurguladı.

Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Başkanı Mevlüt Çavuşoğlu, Konferansa yolladığı kutlama mesajında, kendisinin Bulgaristan'daki Müslümanları ile ilgili gelişmeleri bugüne dek yakından takip ettiğini, bundan sonra da takip edeceğini bildirdi.

Türkiye Diyanet Vakfı Genel Başkan Yardımcısı Prof. Hasan Kamil Yılmaz, Diyanet Vakfı Genel Başkanı Prof. Doktor Mehmet Görmez’in kurultaya gönderdiği mesajı okudu. Prof. Dr. Görmez, mesajında, 73 milyonluk Türkiye'nin Bulgaristan Müslümanlarının birliğine verdiği desteğin altını çizdi.

Öte yandan Bulgaristan Yüksek İdare Mahkemesi tarafından "yasal Yüksek Müslümanlar Dini Şura Başkanı" olarak ilan edilen Nedim Gencev ise Sofya'da Park-Hotel Moskva'da düzenlediği ''rutin şura toplantısında'', başmüftü seçiminin yapıldığını bildirdi. BTA'nın konferans salonunda bir basın toplantısı düzenleyen Gencev, yeni Başmüftünün, Haci Ali Bayraktarov olduğunu iddia etti.

Kaynak: Kırcaali Haber


Kategoriden tüm haberleri oku


 YORUMLAR


bol haber bekliyoruz. 2011-02-12 14:36:34
konuyla ilgili bol bol haber istiyoruz. konferansa ilişkin ingillizce haberler de yapılmalı ki konu dünyaya mal olsun. abd elçisiyle mülakat yapılabilir. gencev şimdiden mahkemeye gitmiştir. meşruiyetimizi sağlamlaştıralım. yoksa bütün kurumları gencev iti ele geçirecek.
Kardeşim Türkçe Konuş! 2011-02-12 15:41:53
Bol haberden ne anladığınıza bağlı, Gencev ajanı da kendi çapında bir konferans düzenlemiş ama Başbakan ve Cumhurbaşkanı çoğunlu ve Türklerin gerçek sesini temsil eden konferansa tebrik mektubu göndermiştir.
Facebook kullananlara davet 2011-02-12 21:07:03
http://www.facebook.com/BALGOC.BURSA

fikirlerinizi "özgür"ce yazabilirsiniz.
menekşe 2011-02-12 21:25:04
Hayırlı olsun arkadaşlar...
ABD Büyükelçisinin Kurultayda olması çok önemli ve açık bir mesajdır. Şimdi anladınız mı, geçen Kırcaali'ye neden göndermişti diplomatlarını. Bizim Kırcaaliler olmasa durum :-)

Bu arada, Albay Gencev ve kıytırık askeri Aşimço Asan'a sığınmak için yer aranılıyor, fikri olan yazsın...
doğan 2011-02-12 21:33:54
Şükürler olsun ki bu önemli maselemizde halledilmiştir.
Bu sorunun çözülmesine yürekten çalışanlardan Allah
razı olsun
kılıçaslan 2011-02-12 21:57:09
orada alınan her yeni bir hak türklerin bir zaferidir kim nasıl mücadele verdiyse önlerinde saygı ile eğilirim sağolsunlar varolsunlar...
berk 2011-02-12 22:18:33
Nedim Gençev Fuck Off!!!!!!!!
fes 2011-02-12 22:39:13
İngilizce yayınlansın, dünyaya mal olsun demiş arkadaşımızın biri. Öyle de; Etnoloji, Sosyal antropoloji ve Sosyolojinin en temel(!) dayanaklarından haberininiz var mı sizin arkadaşlar? Galiba haberiniz yok, öyleyse cahilsiniz. Bu kadar basit.

Dünyaya mal olmak ne demek bir kere, bunu açıklayın. Etimolojik olarak. 'L' arfini yumuşatmayıp sertçe kullanırsanız mal oluverisniz. Bildiğimiz basbaya mal işte! O zaman mal gibi konuşmayın beyler.

Mal'ın en temel dayanağı ne olabilir? Mal mal'dır bir kere, bu kesin. Diğer taraftan şeyin temel dayanağı beni ilgilendirmiyor, en temel dayanağını söyleyeceksiniz. Yok öyle yağma!
Kardeşim Türkçe Konuş! 2011-02-12 22:52:11
Zaten dediğim şey oldu ve şimdi nur topu gibi bir seçilmiş müftü ve eşantiyon olarak yanına bir tane de atanmış "piç" sahibi olduk.

Devlet ve hükümet başkanları seçilmiş müftüye tebriklerini sunarken mahkemenin seçilmişler ile atanmışlar arasında istikrarı mı yoksa istikrarsızlığı mı destekleyeceği yakında belli olacak.

Büyük bir olasılıkla görevsiz olan mahkeme seçilmişleri biraz bekletecek ve bölünmüşlüğü onaylayacaktır.
menekşe 2011-02-12 22:56:58
Bence, Boyko Borisov müslümanlara sempatik görünmek için, mahkeme kararının çabuk çıkmasına, yani seçilmiş Başmüftü Aliş Hacı'nın kayıtlara geçmesini destekler diye düşünüyorum. Seçim öncesi kendisine koz..
Kardeşim Türkçe Konuş! 2011-02-12 23:13:00
İyi de mahkeme zaten hükümete bağlı bir kurum değil ki o "bağımsız" bir kuruluş. Bu durumda sempatik davranışını tebrik mesajı yayınlayarak gösterdiler.

Bulgaristan'ı istikrarsız günler bekliyor büyük balıkların bulanık suda avlandığını hatırlatarak bundan anadilde eğitim ve Türkçe'nin resmi dil olması açısından adımlar atılabilir.
menekşe 2011-02-12 23:40:32
Özgür Bey haklısınız, ama yavaş yavaş olacak hayırlı işler..
fes 2011-02-12 23:59:30
Özgür'ün haklı olduğu görüş hangisi ki? Yoksa Özgür takma isimle yazmağa mı başladı?
kafandan kontak m... 2011-02-13 00:42:29
meneşe sen denkmisin..galiba özgürle aynı evden yazvarsınız..ama bule olmaz gi gulum..birz seriozno yazın..millet sizii okuyor..buyuk buyuk elçi de.. :P
fes 2011-02-13 11:09:44
Yok, kafadan kontak değil. Daha çok otokton diyebiliriz.Kırcali'nin otokton ahalisiniin bir üyesi sadece.

Ne var ki, bulgarlar perperekon kazılarıyla Menekşe hanımın otoktonluğunu sorguladılar.Siz diyorlar işgalcısınız, geldiğinizde biz buralardaydık. Kanıt mı, aha Pererekon kazıları.

Acaba diyerek sarıldık tarih kitaplarına. Öğerenebildiğimiz kadarıyla eski bulgar krallıkları süresince sadece 60 sene bizim buralarda hüküm sürmüşler.Soru şu:60 senede otokton halk haline nasıl geldiler?

Bazı zevatın iddalarına göre hava köprüsüyle Belarusunu oradan uçaklar dolusu pomak taşınmış. Çar Kaloyan'la Lukaşenko aretlik olduklarından bu işi halletmişler. Olmaz diye bir şey yok.

Paşmaklı'nın adı Smolyan nasıl oldu zannediyorsunuz siz? İşin içinde otoktonluk var çünkü.

Otoktonluk da ne ola ki diye bana sormayın, Etimoloji fakiri, tamı tamına onsekiz dil bilen başka bir arkadaşımıza sorun. Onun bilmediği yoktur. Hadi iyi otoktonlar hepinize.
H.Efendi 2011-02-13 11:42:22
AYAK DİVANI

Avrupa üç ana temele dayanır: Eski Yunan Kültürü, İsa’nın Hıristiyan dini ve Roma Hukuku adıyla biline ve aslında Bizans’ın Başkenti (Konstantinopol) İstanbul’da sistemleştirilen Justinyan hukuku.
Roma Hukuku’ nu yerinde öğrenmek için İstanbul’a gelen Amerikalı bilginler İstanbul’da arşiv karıştırırken Osmanlı Hukuku’na takılmışlar ve karşılarına AYAK DİVANI çıkmış.
Nedir bu Ayak Divanı?
Kısaca anlatayım. Sultanlar Cuma namazından sonra İstanbul Sultan Ahmet Meydanı’nda sağ yanında Anadolu Beyler Beyi, sol yanında Rumeli Beyler Beyi divan kurarmış. O zamanlar yerel mahkemelerin karara bağlayamadığı meseleleri bizzat Sultan’a iletip yerinde adalet arayanlar Sultan ayağına gelir, kapanır, dert yanıp çözüm talep edermiş. Bu (Osmanlı yargısında son merci) uygulamanın adına, bu sebeple olacak ki, AYAK DİVANI denmiş. (Sultan ayağında tesis edilen adalet) anlamında gelir.
Adalete götüren bu yol Roma Hukuku’nda olmadığı gibi, Amerika’da ise Ayak Divanı’nın ne bilen ne de işiten varmış. Derken, bu adalet dağıtma yolu Washington’un hoşuna gitmiş ve 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Amerikan diplomasisi tarafından uygulanmaya başlanmış.

Hikmet Efendi neden bu kadar uzaktan başladınız demeyin. Kaynağı bilinmeyen su içilmez.
Sofya “Prinsses-Dedeman” otelinde 12 şubat 2011’de çekilen Olağanüstü Müslümanlar Kurultayı remine baktım ABD Sofya Büyükelçisi Ceyms Vorlik Baş Müftü adayı Mustafa Hacı’nın yanına oturmuş. Kafası hala omuzlarında sağlam duran ve Türk olan her Müslüman’ın kafayı yemesi işten değil. Resimde bizden bir tek kişi yok. Oysa, bu Kurultay bizim dini haklarımız için toplandı.

Büyükelçi Vorlik’e baktım kaldım. Bulgaristan Müslümanları arasında baş gösteren Baş Müftü problemin çözümü için ayağımıza gelmiş. AYAK DİVANI kurallarına göre bizim onun ayağına gitmemiz gerekirken, zahmet etmiş! Zamanlar değişti. Çağsal dünyada adalet dağıtan “Sultan” Amerika’dır. Türk dilini bilmeyen Büyükelçi, Bulgarca şu atasözünün etkisi altında da kalmış olabilir. Bulgar bilge sözü: “Dağ Peygambere gitmezse, Peygamber dağın yanına gider” der.

Dedem, bir ağaca yıldırım düşse ve ağaç tepeden ikiye ayrılsa, (bizim Baş Müftülük gibi), yere göğe bakıp af çekerek, dua arasında “yazık oldu, ıhmaz bundan böyle” der, hemen kurumasın diye, güzün köküne attığı inek gübresinin tazesinden alır, ağacın yarasını kapatıp sarıp sarmalardı. Dedemin hayat felsefesine göre, ağaç köküne atılan gübre ile yıldırım yarasına basılan gübre, aynı hayvandan olmalıydı. Yattı yer nur olsun, dedem rahmetli olalı yıllar oldu. O zaman bu zaman ben de ondan öğrendiklerimi fırsat vesile olmadığı için pek anlatamadım. Düşünüyorum da, dinsel mensubiyet bakımından bir Katolik olan Sayın Büyükelçi Vorlik bu bizim Baş Müftülük ağacının totaliter yarasına basılacak ilacı bilebilir mi acaba! Bana kalsa yuvarlana yuvarlana dere dibine indik artık. Ne ileri ne geri mi dersiniz?! Bir umut kaldı diyorum: Türk ruhunun kökleri dere dibinde de tutunur. Kara taşı kum, kumu toprak ve Toprağı Vatan eder. Adalet yukardan dağıtılır, Menekşenin dediği gibi, halk uyanıncaya kadar bu böyle olacak, bir baksana ABD Büyükelçisi de zahmet etmiş.

Tarafsız, lakabını kutluyorum. Ne güzel seçmişsin. Sanki sana şu vahi inmiş: “Doğu da İslam Batı da, Kuzey de Güney de!” Yani taraf tutmana, tavır almana, hatta düşünmene gerek yok. Gökten düşmeyen yerden kaynar değil mi! Ne güzel be!!!

Düşünüyorum da Tarafsız. Sanki bütün keramet ve bütünsel kurtuluş DUTLAR’ da. Benim burada işlerim bitti bitecek. Bir defa daha Hong Kong’a gitmem gerek ve başlıyoruz fidanları dikmeye. Yeşillik fışkıracak tabiat. Tırtılları bütün kötülükleri kemirmeye, açların açlığını yemeye ve herkesi doyurmaya çağırıyorum.
Şöyle bir hayal etsene kardeş, üç sene sonra fidanlar dallanmış, sen gelmişsin KİPA’dan alış verişen sonra memlekete, köyün çocukları toplanmış etrafına, vermişin hepsinin elinde birer pata çakısı, dut dalından düdük yapmayı öğretiyorsun. Artık bizimkilerin ağzında birer düdük, bir tek nota çıkıyor düdüklerden Reeeeeeeee. Yani “revanş”, yani bizi erite erite kıyma yapan bedenimizi ruhumuzdan ayıran şu kahrolası çarkın dişlilerini 3-4 diş geri çevirin diyor düdüklerin ortak sesi, ayarımızı bozmayın, eski köye yeni adet getirmeyin diyor yükseldikçe, biz Türk’üz, iman ayarı Katolik misyonerlerce değil, ruhsal özümüzce belirlenecek mümin kalmak ve Müslüman gibi uygar yaşamak istiyorlar, düdükler avazan avazan…Gerçeğin sesi yükseldikçe “Divanlara”, “Kurultaylara” gerek kalmayacak. Ve o zaman cüppe ardına saklanıp “Tüm Müslümanların iyiliği ve beraberliği için çalışıyoruz!” diyenler giderek vaktini doldurmuş olacak kardeşler.
Dağın arkasını görebilmek için göz gerek, yarınları görebilmek için ise, teslim olmak değil, akıl gerek, Tarafsız.
İyi pazarlar.
Zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederim.
BG li 2011-02-13 14:16:05
Biribirimize hayirli olsun mesajlarini iletiyoruz ama malesev bazilarimiz neyin farkinda oldumuzu dusunmuyor galiba?bence hayirli olan bise olmadi:bizim tarafta Mustafa Haci ve Sabanali digeride N Gencev.kongre yapildi yine kavga eden iki sahsiyet yine sahnedeydi.hadi gencev ben olene kadarim diyor.soruyorum M Haci ve sadik dostu Saban ali nezamana kadar?iyiki kongrede Smolan bolgesi vardi yoksa biz yonetim secemeyecekti galiba?Olmaz boyle yetmedimi Haciya?Farkina varamiyor galiba problemli kisinin kim oldunu.ve bu Bas muftuluk camiasi niye bu durumda niye kayit almadini.CEkilsin artik sahneden bu adam.
delege 2011-02-13 14:25:31
M.Haciyla bizler yine kandirildik.Yine en layik olan bumuydu?Yakismiyor,olmuyor,ve yinede olmayacak.balkan muftulerini cagirmis soruyorum Yunanistandan gelen muftu ler nasil muftuler?onlarinda ayni sikintilari olan adamlar.bu Haciyada H Mbarek gibi yapmak lazim.Def olsun gitsin.
berk 2011-02-13 18:02:52
Kırcaalinin kadim otokton andavalı olan biri araştırma işine girip eskilik yenilik biçmeye başlamış halklara günün birinde kendi seviyesinde andavallar tarafından yazılan kitaplara sarılıp ölçüp biçivermiş tarihsel kronolijiyi masasında kem küm ederek 60 yıl gibi rakamlarda bulmuş ben buldum bu iş böyle olmalı diye andaval buluşunu forum saylarına dökmüş oysa sırf Ivan Asen 2 döneminde bile bu şehirdeki hükümranlığın 60 yıldan fazla olduğunu hesap edememiş:)

Rumların İstanbul'da Türklerden fazla hükümranlık sürdüğünü unutup 3'ü ararken 5'i kaybedeceğinin hesabını da yapamazmış:)

Hatta Bu arap kalpağı andaval Batı rodoplardaki Müslümanların Kuman olduğu keşfetmiş hiçbir bilimsel kanıt olmasada bununla ilgili bir roman yazarım demiş oldu bittiye getiririm kanıt sorarlarsa romanımı gösteririm diye düşünmüş romanında bölgedeki insanlar birgün Rodoplarda yürüyüş esnasında kafalarına büyükçe çam kozalakları düşünce hiçbirzaman bilmedikleri ve konuşmadıkları Kuman dilini unutuvermişler Nobel bile alırım bu romanla diye düşünmüş hatta geçmişi bilinmeyen halkları onlar Kumandı birzamanlar diye çemkirmiş herkese devam diyoruz gülerek okuyoruz:)

Bu otokton andaval bölgedeki bir diğer şehrin asıl isminin Paşmaklı olduğunu varsayarmış 400 böyleydi böyle olmalı deyip kesip atmış ama Paşmaklı olarak ismi değiştirilmeden önce asıl isminin 7.yüzyıldan 15. yüzyıla kadar ne odluğunu hesaba katmayı unutmuş nede olsa 800 yıl, 400 yıldan daha az ve daha yeniymiş otokton değilmiş şehrin isminin buraya göç eden bir Slav kabilesinden geldiğini hiç hesaba katmamış o dediyse doğruymuş:)

Hatta o dil öldü öldü diye anıran andavalın suratına yok baba ya o dil yaşıyor hatta AB'nin resmili dili diye suratının ortasına çarpınca bozuluvermiş çünkü o dediyse AB MB CB tanımaz doğruymuş:)

Halklar konusunda uzmanmış şu buraya 35. yüzyılda geldi bu 49. yüzyılda geldi kanıt isterim diye bas bas bağırırmış karşı taraf resmi bilgileri gözüne sokarken bizim andaval kırıntı bile sunamazmış hatta benden iyi kimse bilmez ben bilirim diye atıp tutarmış karşı tarafta bu kadar uzmansanız bu halkların dilinde konuşalım deyince andaval kuyruğunu bacaklarının arasına kıstırıp kompleksa krizlerine tutulurmuş

Otokton Andavalımız 150-200 yıllık bir geçmişi olan Arap başlığını öz be öz Türk sanıp Fes diye kendine isim yapmış:)

Kendisine Andavallıklarına yenilerini ekleme dileğiyle yazımızı burada bitirirmişiz:)

Yine Bekleriz:)
fes 2011-02-13 21:24:21
Atmasyonolojinin sonu yok tabi. Onbeşinci yüzyılda Kara İbrahim "Vreme razdelno" romanından çıktı, Lukaşenko'nun Smolni sarayının adını Paşmaklı koydu.

İvan Asen'ler iki tanedir, biri 1190 - 1195 senelerinde hüküm sürmüş, diğeri 1218 - 1241 aralığında. Kaloyan ise 1197 - 1207 senelerinde hüküm sürdü.

Sadece altmış senecik hüküm sürdüler iddias bana ait değildir. Ben Makedon tarihçilein yalancısıyım.

Anakronizım çok kötü bir kusurdur, zaman ve mekan birbirine karışır.Ama Antonof tipi nakliye uçaklarıyla pomak nakline ben de inandım.

Kumanlara gelince kanıt tonla. Ama bulgarların tarafından bakarsan kanıt nanay tabi. Mesela İvan Asenler hep kuman askerlerinin desteği sayesinde başarılı oluyorlar. Kaloyan'ın karısı bir kuman kızıdır. İddaya göre 1207'de Selanık kuşatması esnasında Manastır adında bir kuman komutanı tarafından öldürülmüştür.
fes 2011-02-13 23:56:57
Perperekon galesini bulgarların bir süreliğine ele geçirmeleri ise 1343'de çar İvan Aleksandır zamanıdır. Rivaet öyle. Bulgar arkeologları bir katakulli yaptılar ve kazılarda İvan Aleksandır'a ait altın bir sikke bulduk diye ilan ettiler. Bence sikke mikke buldukları hikaye, yalancıktan oraya bir sikke koydular,sonra bulduk bulduk diye yaygara kopardılar.

Rodoplarla hiç bir alakları olmayan bularlar 1912 işgalini meşrulaştırmk için bir de Momçil voyvoda efsanesi uydurdular. Mestanlı'ya bu iddalarını cismanileştirmek için bir de heykelini dikmişler.

Momçil voyvoda, İvan Aleksandır güçlerine yardıma gelmişmiş. Ve, 1347'de bizans ve türk ordusuna karşı geroyski zaginal olmuşmuş. Yersen artık.

Ama yiyenler de yok değil. Garip bir blimsellik adına ipe sapa gelmez şeyleri savunuyorlar.
berk 2011-02-14 11:51:19
Kumanım
Kumansın
Kumandır
Kumanız
Kumanlar


Peki ya Siz Kumanlaştıramadıklarımızdanmısınız ?
TARAFSIZ 2011-02-14 16:12:55
H.Efendi 2011-02-13 11:42:22
''Düşünüyorum da Tarafsız. Sanki bütün keramet ve bütünsel kurtuluş DUTLAR’ da.''

Hikmet abi,yüce Rabbim sana öyle bir GÖNÜL gözü vermiş ki dağların arkasını,yerin altını,bulutların üstünü,denizlerin içini görebiliyorsun.DUT fidanlarının dikimine az bir zaman kalmış, inşallah 3-4 sene sonra İPEK BÖCEKLERİ kozalarını örmeye başlarlar ve gelecek yıllarda ipek dokuma fabrikaları kurulur, insanlarımız lanet tütünden kurtulurlar!..
Allah'in rahmeti, bereketi seninle olsun Hikmet abi!...

Abi sezebildiğim kadarıyla sen bu DUT işine tüm yüreğini koymuşsun, maddiyattan öte ÜLKÜ-(ideal) olmuş sende,%100 başaracağına inanıyorum abi.

''Dağın arkasını görebilmek için göz gerek, yarınları görebilmek için ise, teslim olmak değil, akıl gerek, Tarafsız.''
Doğrudur abi.
Senin gibi, atalarımızın akıl dolu sözlerini aınımsayan insanlar gördükçe içim ferahlıyor mutlu oluyorum abi, benim gibilerinin yaptığı işler çene çalmak-laf kalabalığı yapmaktan başka bir şey değil, mala davara faydası da zararı da yok...

Ne demiş atalarımız ''Göz odur ki dağın arkasını göre,akıl odur ki başa geleceği bile'' yaşadığımız bu çağda var mı böyle cümle kuracak babayıtlar...


Kandiliniz mübarek olsun arkadaşlar...
berk 2011-02-14 20:04:39
senin de tarafsız :)
EDİTÖR'e 2011-02-14 20:09:46
tescil işlemi hakkında bilgi edinmek istiyoruz. tescillendimi?

 
   YORUM YAZ
Ad/Soyad*
Yorum Metni*:  
* Maksimum karakter sayısı: 1200
Security Code*
 
  * Yazılan yorumlardan site sahibi sorumluluk taşımaz !
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.


« Geri dön

ANKET



Anket Başlangıç Tarihi:

[ Anket sonucu ]
REKLAMLAR



All Rights Reserved © 2006-2020    "SENİ MEDİA" LTD; KARDZHALI   Webdesign: SWS