Ziyaretçi defteri Künye E-gazete
 
DÖVİZ KURLARI
EUR EUR 1.9558 Lv.
USD USD 1.7545 Lv.
GBP GBP 2.2978 Lv.
TRL TRL 0.2937 Lv.
Anasayfa Haberler   Yorumlar   Edebiyat Video Arşiv
27 Şubat 2020
HABERLER » Kırcaali
Küçük muhtarlıkların idari sonu geliyor!

Küçük muhtarlıkların idari sonu geliyor!

15 Eylül 2011

Küçük köyler tarihe karışıyor

Nüfusu 350 kişi altında olan 1100 köy idari olarak kapatılıyor, muhtarlık olarak anılmıyacak. İktidar partisi GERB milletvekilleri Lüben Tatarski ve Georgi İkonomov’un Millet Meclisi’ne sundukları Bulgaristan Cumhuriyeti Mülki İdari Bölümü Kanun’undaki Değişiklikler teklifi Genel Kurulun ilk oturumda kabul edildi. Bugüne kadar sadece yerel halk oylaması ya da imza kampanyası sonucu istenilen sonuç çıktığında belediye meclisi herhangi bir idari merkezin varlığını silebiliyordu. Bu değişiklikle nüfusu 350 kişi altında olan köylerin idari durumu belediye meclisi kararıyla kolayca kapatılabilecek.

Meclis bu değişiklik hakkında Ulusal belediyeler birliğinin düşünce ve tekliflerine başvurmadı. Birlik üyeleri Cuma 16 Eylül tarihinde toplanıp Meclis Genel Kurul ikinci oturumunda gerekli teklifleri sunacağı Birliğin Müdürü Ginka Çavdarova tarafından duyuruldu.

Belediye meclisi kararı onaylanıp “Resmi Gazetede” basıldıktan sonra, idari yapıdaki değişiklikler Ulusal Kayıt Kütüğünde İdari Yapı Sınıflandırılması Kanununun Beşinci bölümüne göre yapılacak ve Mülki İdari Bölümleri ve bölgesel birimleri sınıflandırma kaydına gerekli değişiklikler düşülecek.

Kaynak: İsmail İBRAHİMOĞLU


Kategoriden tüm haberleri oku


 YORUMLAR


Perperek Papazı Der ki... 2011-09-16 15:40:04
Amaç belli, özellikle Türklerin yaşam bölgelerini mümkün olduğu kadar daraltmak ve idareden uzaklaştırmak.
berk 2011-09-16 17:18:35
Amacın değilde başarısızlığın sonuçları belli! 20 yıldır 8'i iktidarda olmak üzere etnik Türk kitlemizi az çok temsil eden partimizin kendi idari kadrosunu zengin edip kendine oy veren kırsal kesim kitlesinin yüzyıllardır doğduğu coğrafyada tutunamayıp 5 kuruş için şehirlere, Avrupaya göç etmesi dolayısıyla kırsal kesimdeki genç ve çocuk nüfusun hemen hemen hiç kalmaması dolayısıyla idari anlamda muhtarlığın varoluş sebebi olan kitlenin hiç kalmaması, yahu küçük muhtarlıkların idari sonu gelse ne olur, gelmese ne olur, köydeki nüfus boğaz derdinden yollara dökülürken nerdeydi Türkçülüğünüz, insancıllığınız neymiş efendim muhtarlık kapanıyormuş yahu köyün kendisi kapanıyor neredeyse insansızlıktan muhtarlık kimin tasasında be hey!
BENGÜ TÜRK 2011-09-16 18:19:42
Önerin ne Dede, GERP'e mi yanaşalım yoksam rekabet olsun diye ikinci bir (harbi)-TÜRK partisi mi kuralım?
Perperek Papazı Der ki... 2011-09-16 18:37:10
Boğaz derdi hala var ve her geçen günle daha da çekilmez oluyor, HÖH iki yıldır iktidarda değil...

Bulgaristan'ın ne çalışan bir sanayisi ne de üreten bir tarımı vardır, ekonomi devamlı küçülürken, Türk bölgelerinde ne olabilirdi ki?
BENGÜ TÜRK 2011-09-16 18:39:30
Bölgemizde Türk Türk'ü çekemez olmuş,ibadetlerini yerine getiren insanlarımıza hemen menfatçı münafık yaftası yapıştırılıyor,Belediye Başkanlarımız Makaza'da ayleleriyle bi akşam yemeği yeseler hemen yolsuzlukla suçlanıyorlar,bazde birlik beraberlik kalmamış fesatlık içimizi kemiriyor.
berk 2011-09-16 20:54:09
Evet haklısınız, birey olarak bizde de suç var ama bunları çözme vaadiyle en azından sorunları en alt düzeye indirme iddiası adı altında maaş almadık, parlamentoya gitmedik, çevremizi bu işleri çözmek için değilde kişisel çıkarlarımız için hiç kullanmadık, sorumluyuz elbette ama diğerleri de esas direksiyonda oturanlarda da bizimki kadar sorunlar hakkında üzüntü, keder, elem duyabilselerdi farklı olurdu.

Ekonomik olarak Türk azınlığı berbat durumda, kimlik aidiyeti ve ana dil konusunda 90 ve 2000'li yıllarda doğan çocuklar önümüzdeki yıllarda çözülme aşamasında olacak, kentte eğitimli ailelerin çocukları Türkçeyi zor konuşuyor, ne oy atmakla ne de birbirimizi yemekle hiçbirinin önüne geçemeyeceğiz, bu öyle partiyle, seçimle, villasından çıkmayan liderle falan düzelmez, sanat, kültür, bilimsel alanlarda isim yapmış halkın kimlik bilincinin ayakta kalmasında aktif rolü olabilecek aydın, birikimli insanlarımızda yok. İyisi mi bunları çok düşünmeyelim kafayı yiyeceğiz hep birlikte bizde modaya uyup aptal çalga müziğe mi sarılsak sanırım beyini iyi uyuşturuyor.
Perperek Papazı Der ki... 2011-09-16 22:28:49
kentte eğitimli ailelerin çocukları Türkçeyi zor konuşuyor,
-----------------------------------------------------------

Bu onları eğitimliler sınıfına değil cahiller sınıfına ait olduklarını gösterir.
berk 2011-09-16 23:50:20
Yo aslında şöyle bir sosyolojik gerçek var, vaka odur ki bir ülkede azınlık bireylerinin eğitim ve gelir seviyesi artıkça yaşadığı ortam, çevre ülkenin çoğunluğuyla daha fazla entegre olduğu için, çoğunluk mensuplarıyla daha fazla içli dışlı olduğu için yaşamındaki dil, kültürde içinde yaşadığı çoğunluğun ciddi bir etkisi oluyor. Kırsal ve dar gelirli azınlık kesimi ise bu entegre yapıdan daha uzak kaldığı için, çoğunluk mensuplarının dil ve kültürlerinde yaptığı etki minimum düzeyde oluyor.
fes 2011-09-17 08:49:39
O sosyoloik gerçeğe 'doğal asimilasyon' da diyebiliriz. Köyden kentte inen insanlarda bir kültür koması oluyor, kültür yeni nesillere devredilemiyor. Kente inmişler daha eğtimli diye bilinmelerine ramen kendi kültür köklerinden beslenmeyi ihmal ediyorlar ve tabi hızlı bir aimilasyo girdabına yakalanıyorlar.
berk 2011-09-17 09:32:09
evet haklısın
Perperek Papazı Der ki... 2011-09-18 00:50:46
Köyden kentte inen insanlarda bir kültür koması oluyor, kültür yeni nesillere devredilemiyor.
------------------------------------------------------

Arkadaşlar olmayan bir şeyi kime nasıl devredeceksiniz ki?

Bulgaristan'da Türkük bilinci ve kültürü-Türk dominant kültürü yaşatılmıyorsa veya cılız kalıyorsa Bulgar milli dominant kültürü her zaman üstün gelir.

Bana göre Dominant kültür; bir toplumda kabul edilmiş davranışlar, dil, değerler ve din gibi sosyal normların toplamından ibarettir.

Dominant kültür toplum üzerinde hakimiyetini genellikle eğitim kurumlarının, iletişimin,sanatın,adaletin, siyasi temsilin ve ekonomik hayat faaliyetlerinin kontrolünü ele geçirmesi ile gösterir.

Bizim Türk eğitim kurumlarımız yok (İlk-Orta-Lise-Üniversite) , iletişimimiz de yok (ulusal yayın yapan TV veya radyo), adalet açısından yazılı olmayan bir ayrımcılığa maruz kalıyoruz ve bize karşı yapılan bütün haksızlıklar yapanların yanına kâr kalmaktadır. Sadece siyasi temsil olarak Ahmet Doğan ve HÖH sayesinde son 20 senede bir çok hükümetin desturunu "Türk" partisi vermiştir ve bu sayede var olan cılız ve rekabetçi olmayan Bulgaristan ekonomik hayatında bir "çember" şirketler vakası yaratmış olsa da sonuçta ekonomik hayata bir nevi katılmıştır.

Son 20 senede yavaş yavaş oluşmaya başlayan Türk dominant kültürünü Bulgaristandaki Türk toplumuna hakim kılmak için eğitim, iletişim, adalet gibi kalemleri hala eksik iken bazı şaşkın Türklerin aymazlığı sayesinde tutunabilmiş son kalemlerini yerden yare vurarak Bulgar dominat kültürü lehine fesh etmeye çalışmaları Türklüğe en büyük ihanettir.

Bunun bunun bir sonraki adımı "doğal" asimilasyondur...

 
   YORUM YAZ
Ad/Soyad*
Yorum Metni*:  
* Maksimum karakter sayısı: 1200
Security Code*
 
  * Yazılan yorumlardan site sahibi sorumluluk taşımaz !
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.


« Geri dön

ANKET



Anket Başlangıç Tarihi:

[ Anket sonucu ]
REKLAMLAR



All Rights Reserved © 2006-2020    "SENİ MEDİA" LTD; KARDZHALI   Webdesign: SWS