Ziyaretçi defteri Künye E-gazete
 
DÖVİZ KURLARI
EUR EUR 1.9558 Lv.
USD USD 1.7545 Lv.
GBP GBP 2.2978 Lv.
TRL TRL 0.2937 Lv.
Anasayfa Haberler   Yorumlar   Edebiyat Video Arşiv
23 Ocak 2020
HABERLER » Kırcaali
Bulgaristan Türkleri: Azınlık Kaderinde Çatallanma Süreci (mi?)

Bulgaristan Türkleri: Azınlık Kaderinde Çatallanma Süreci (mi?)

04 Haziran 2012

Geçtiğimiz günlerde Başbakan Erdoğan’ın Varna’da Bulgar mevkidaşı Borisov ile görüşmesine, üyelerinin çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu Hak ve Özgürlük Hareketi’nden (HÖH) 2011 yılının başlarında ayrılan Kasım Dal’ın kendisine eşlik etmesini istemesinin ardından Dal’ın yeni bir Türk partisi kurmak için çalışmalara başlaması bir dizi tartışmaların yaşanmasına neden oldu.

Kasım Dal Cephesi

İstifa ettikten sonra HÖH’e ağır eleştiriler yönelten Dal, bir taraftan Bulgaristan’da Ekim 2011’deki yerel ve cumhurbaşkanlığı seçimlerine yoğunlaşırken; diğer yandan Türkiye ile olan bağlarını kuvvetlendirme yoluna gitmişti. Başlangıçta parti kurmayacağını açıklayan Dal, ‘HÖH’ü içeriden değiştirmeye’ çalışacaklarını ilan etmiş ve kendisiyle beraber pek çok kişinin istifasını beklemişti. Ancak Dal ile birlikte, sadece Ahmet Doğan’ın büyük ümitler beslediği Korman İsmailov partiden ayrılmış ve yeni süreçte iyice yalnızlaşmıştı.

Kasım Dal, Ekim 2011’deki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ENP (Halk Birlik Partisi) adında bir Bulgar partisiyle işbirliğine gitmiş ve yerel seçimlerde de yine aynı parti kontenjanından Türklerin yoğun olarak yaşadığı yerlerde yeniden aday gösterilmeyen Türk adayları HÖH’ün karşına çıkartmıştı. Seçim sonuçları Kasım Dal için tam bir hezimet olurken; Türk azınlığın haklarını savunmamakla itham ettiği HÖH’e karşı seçimlerde bir Bulgar partisiyle işbirliğine gitmesi kendisinin imajını da hayli sarsmıştır. Ne var ki, Dal bu girişimiyle, hem HÖH’ün oylarında düşmeye neden olmuş hem de, azınlığın kafasını karıştırmıştır. Bununla birlikte, bu söz konusu seçimde azınlık tarihinde görülmeyen ilkler de yaşanmıştı.

Öte yandan, gerek seçim sürecinde gerek sonrasında HÖH’teki Türkiye’yle İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevindeki birikimlerinden fazlasıyla yararlanan Kasım Dal, Türkiye’deki nüfuzunu kendi siyasi emelleri doğrultusunda kullanmak istemiştir. Bu çerçevede, özellikle Türkiye’de devleti yöneten tek siyasi güç olan Adalet ve Kalkınma Partisi’ndeki kredilerini kullanma yoluna giderken; Başbakan Erdoğan ile Bülent Arınç nezdinde girişimlerde bulunmuş ve sıcak bir atmosferde kabul edilmiştir. Hatta Aralık 2011’de Kasım Dal ve Korman İsmailov, AK Parti İstanbul Milletvekili Hüseyin Bürge'nin davetlisi olarak, Balkan ülkelerindeki Türk milletvekillerinden oluşan heyet ile birlikte, TBMM Başkanı Cemil Çiçek ve Cumhurbaşkanı Gül’le bile görüştü. HÖH’ün Türk vekilleri dururken, Kasım Dal’ın Türk azınlığı temsilen Ankara’da muhatap alınması, Ankara’nın HÖH’e yönelik son birkaç yıldır olan tavrının temsiliyet açısından ifadesiydi. Erdoğan’ın 18 Mayıs’taki Bulgaristan ziyaretinde Kasım Dal’ı yanında bulundurması ise Türkiye’nin Bulgaristan Türkleri’nin kendi içindeki siyasi rekabetinde tarafını belli ettiği şeklinde algılanmıştır. Ayrıca Dal, geçtiğimiz günlerde yapılan AK Parti’nin İstanbul Kongresi’ne de iştirak etmiştir. Bunun yankıları geçmeden Bulgar Başbakan Boyko Borisov’un Erdoğan’ın HÖH lideri Ahmed Doğan’a “iyi günler” bile demek istemediğini açıklaması tartışmaları daha da alevlendirmiş ve Erdoğan’la defalarca görüşen Borisov bu konuda ilk ağızdan açıklama yapmıştır. Ankara ise tutumunu resmi olarak deklare etmemekle birlikte, şimdilik aktörel boyutta sembolik bir tavır sergielemektedir.


Soydaş Derneklerinin Tutumu

Yaşanan bu tartışmalara Türkiye’deki göçmen derneklerinin de katılımıyla denklem farklı bir boyut kazanmıştır. 93 Harbi’nden bu yana Türkiye’ye yaşanan ve demografik açıdan milyonları bulan göçlerin doğal bir sonucu olarak Türkiye’de örgütlenen soydaşlar, Bulgaristan Türkleri kaderinde ayrı bir öneme sahiptir. Zira bu dernekler Bulgaristan’da yaşanan mezalimlerin uluslararası kamuoyuna taşınmasında da aktif rol alırlarken; hâlihazırda Türkiye’de yaşayan ve aynı zamanda Bulgaristan vatandaşı olan soydaşların Bulgaristan’daki seçimlere katılımında etkin bir rol oynamaktadırlar. Dolayısıyla Bulgaristan seçimlerinde Türkiye’de açılan sandıklarda HÖH’e yaklaşık yüz bin oyun transferinde anahtar aktörlerdir.

Bu derneklerden en güçlüsü durumunda bulunan Bursa merkezli Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği (BAL-GÖÇ) ve B.G.F. Genel Başkanı Doç. Dr. Yüksel Özkan, Kasım Dal’ın ikinci bir Türk partisi kurma girişimlerine karşı çıkarak, bunun bölünmelere yol açacağını ve değişim gerekiyorsa bunun mevcut çatı altında yapılması gerektiğine yönelik bir açıklama yaptı. Buna koşut olarak, Edirne’deki Trakya BALTÜRK ve son dönemde adından sıkça söz ettiren Bulgaristan Adalet Federasyonu (BAF) da yeni oluşumu desteklemeyeceklerini ifade ettiler. Diğer taraftan, İstanbul’daki BULTÜRK Derneği en başından beri Kasım Dal hareketine sıcak bakarken; Bursa’da Belene mağdurlarının derneği olarak da bilinen BAHAD ise ikinci parti girişimlerini destekleyeceklerini deklare etti. Türkiye’deki göçmen derneklerinin en üst düzey ve kapsayıcı kuruluşu olan yine Bursa merkezli Balkan Rumeli Göçmenleri Konfederasyonu’ndan (BRGK) henüz bir açıklama yapılmadı.

Görüldüğü üzere, Türkiye’deki göçmen dernekleri arasında konuya ilişkin bir içtihad oluşmuş değil. Yeni partinin kuruluşuna karşı olanlar, azınlığın bölünme kaygısını ön plana çıkarırlarken; oluşumu destekleyenler ise HÖH’ün 22 yıllık performansını beğenmemekte ve ağır eleştiriler yöneltmekteler. Ancak Türkiye’deki bütün göçmen derneklerinin (-ki BAL-GÖÇ gibi bazıları ‘kamu yararına çalışan dernek’ statüsündedir) farklı bir içerikte, ulusal ve uluslararası misyonu olan bir konumda oldukları gerçeğini göz önünde bulundurursak; söz konusu derneklerin Türk İçişleri Bakanlığı’na kayıtlı ‘demokratik kitle örgütleri’ olduklarından hareketle, son tahlilde Ankara’nın sözünü dinleyeceklerini unutmamak gerekir. Diğer bir deyişle, azınlıkla ilgili böylesi bir makro konuda mühür doğal olarak Başkent’in elindedir ve yapılan açıklamalar Ankara’nın değil; söz konusu dernek başkanlarının konuya ilişkin sübjektif görüşlerini ifade etmektedir.

HÖH’e Yönelik Yapılan Eleştiriler, Ahmed Doğan ve Ankara’nın Masadaki Seçenekleri

Mayıs ayı içerisinde Filibe Belediye Meclisi’nde ‘Cuma Meydanı’ (Cumayata) isimli yerin ‘Roma Stadyumu’ şekline dönüştürülmesi ve HÖH’lü üyelerin bu değişikliğin lehinde oy kullanması eleştirilere neden olmakla birlikte, Ankara cephesinde Erdoğan’ın sabrının taştığı son nokta olarak da yorumlanmıştır.

Bununla beraber, HÖH’e yönelik genel eleştirilere bakıldığında; Türk azınlığın haklarında gözle görülür bir ilerlemenin kaydedilmediği, BTMKH sonrası süreçte Bulgar derin devletinin bir ürünü olduğu, komünist dönemde ajanlık yapan Türklerin partide yoğun olarak bulunduğu, parti liderinin firavunlaştığı, iki dönemli koalisyon ortaklığına rağmen Türk bölgelerine yatırımların yapılmadığı, camiler onarılmazken İstanbul’daki Bulgar kilisesine bağışların yapıldığı, seçilen HÖH’lü vekillerin Bulgaristan’ın AB üyeliğinde İlerleme Raporları’nda takdir edilmekten başka bir işe yaramadığı, parti mensuplarının aşırı zenginleştiği, parti içi muhalefet yollarının kapalı olduğu gibi ifadeler dikkat çekmektedir. Buna karşın, HÖH’lü yöneticilerin bunlara verdiği yanıtlar da bulunmaktadır.

Bu noktada bir tespiti yapmak gerekir. HÖH’ün olduğu dönemlerde azınlık haklarında makro iyileşmeler sağlanamamışsa da; özellikle HÖH’ün koalisyon ortağı olduğu dönemde kayıp da yaşanmamıştır. Ancak Soğuk Savaş sonrası dönemde Bulgaristan’daki bütün siyasi partiler Türk azınlığa bir şey kazandırmaktan çok; azınlığın neyi kaybedip kaybetmemesi gerektiği üzerine bu konudaki politikalarını oluşturmuşlardır. Bunun doğal bir sonucu olarak Türk azınlık Bulgaristan içindeki konumunu ‘hücum’ mantığıyla değil; ‘savunma’ refleksiyle oluşturmuştur. Bunun doğal bir sonucu olarak azınlık, çoğunluğu hep tolere eden taraf olmuştur. Ayrıca azınlık hakları bağlamında bir şeyler elde edilirken, Bulgar milliyetçilerinin gazabından sakınmak, ılımlı Bulgarların da tepkisini çekmemek esastı. Toparlamak gerekirse HÖH’ün iktidar ortağı olduğu dönemde (2001-2009) Türk azınlığın somut olarak kaybettiği tek şey ‘zaman’ olmuştur.

Aslına bakılırsa, 20 yıllık bir geçiş sürecinin ardından azınlığın siyasi görüntüsünde bir yol ayrımının, çatallanmanın olması doğaldır. Ancak HÖH dışındaki diğer Türk alternatifi iyi değerlendirmek lazımdır. Başbakan Borisov’un, ülkedeki tek ciddi rakip olarak gördüğü Ahmed Doğan’dan kurtulmak için Dal hareketine yeşil ışık yakması kuvvetle muhtemeldir. Böylece Borisov, Doğan’ı tamamen ‘tuş’ edemese bile en azından gücünü ve etkinliğini azaltmış olacaktır. Zira HÖH, 2009 öncesi dönemde Bulgaristan’da hükümeti kimin kurması gerektiğine karar verecek kadar kilit roldeydi. Borisov bunu iyi gördü ve Jivkov’un emniyet müdürü olarak Bulgar devletinin yürütme erkinin kaderini ne kadar ılımlı olursa olsun bir Türk’e bırakamazdı. Özetle Borisov, bölünmüş ve kuklaya çevireceği bir Türk azınlık istemektedir. Bu noktada Doğan’ın tasfiyesi için, Dal hareketine destekliyor gözükmektedir.

Pek çok objektif Bulgar’a göre, Ahmed Doğan Türk olmasa ve bir Bulgar partisinin başında bulunsa kendisini Bulgaristan’ın başbakanı olabilecek kadar politik zekâya sahiptir. Bir anlamda Doğan, SSCB yönetiminde Haydar Aliyev ile aynı kadere sahiptir de denebilir. Örneğin Porto Üniversitesi’nde görev yapan Dr. Teodor Stoichev isimli Bulgar bir bilim adamına göre, Bulgar devletini arka planda yöneten kişi Ahmed Doğan’dır. Bu açıklama sübjektif bir değerlendirme olmakla birlikte, Bulgaristan’da pek çok Bulgar’ın aynı kanıda olduklarını bilfiil gözlemlemek mümkün Aslına bakılırsa, Bulgarların Ahmed Doğan’ın politik zekâsı ve diğer hususlar konusunda pek de haksız sayılmadıkları görülüyor. Hâlihazırda Doğan, Soğuk Savaş döneminden beri iktidarını ve popülaritesini devam ettirebilen Nazarbayev ve Kerimov’dan sonra üçüncü Türk siyasi lideridir. İktidarı döneminde pek çok sorunla yüz yüze kalmış olan Ahmed Doğan bu kez sadece bir iç rakiple değil; Ankara’yı da karşısına almış görünmektedir.

Doğan, denklemin bu noktaya geleceğini görerek, son iki yıldır parti mensuplarına “değişin” çağrısında bulunmuş ve en son Cebel’deki 19 Mayıs törenlerinde bunu daha baskın bir şekilde söylemiştir. Ancak, partinin yenilenerek değişmesi için öncelikle liderin partinin başından gitmesi gerekmektedir. Zira su değiştirilse bile şişe aynı olacaksa, radikal bir değişiklikten bahsetmek pek mümkün olmayacak. Aslında Doğan 2009 yılındaki Parti Kongresi’nde ‘annenin yavrusundan ayrılması’ gerektiği şeklinde bir veda mesajı vermişti. Buna karşın, içinde bulunulan kriz dönemini gerekçe göstererek Deniz Baykal misali bir manevraya girişip liderliğini devam ettirme yoluna gidebilir. Bu yolu seçmesi halinde, muhatap bulabilirse yıllardır uğramadığı Türkiye’ye yakın zamanda üst düzey bir çıkarma yapması beklenebilir. En azından Doğan’ın Türkiye’ye şirin gözükmek için bir takım hamleler yapacağına kesin gözüyle bakılmaktadır.

Erdoğan’ın Ahmed Doğan’dan haz etmediği bilinegelen bir realite olmakla birlikte, Mayıs ayındaki Kasım Dal’la görüşmesinin ardından Dal’ın parti kuracaklarını açıklaması ve çalışmalara başlaması, bunun fiilen Erdoğan’ın talimatıyla gerçekleştiği şeklinde anlaşılmıştır. Fakat Ankara’dan konuyla ilgili resmi bir açıklama henüz yok. Muhtemelen 2013’teki seçim dönemine kadar net bir tutum da sergilenmeyecek. Bunun anlamı, resmi bir talimata kadar Bulgaristan’daki Türk temsilcilikleri ve Türkiye’deki göçmen dernekleri HÖH’ü muhatap almaya devam edecekler.

“Erdoğan Ahmed Doğan’ı devirmeye muktedir mi” sorusuna yanıt pek kolay olmasa da olası bir politik çatışmada son tahlilde Ankara’nın galip geleceği aşikârdır. Bunu iyi gören Ahmed Doğan’ın Türkiye’yi karşısına almak istememesine karşın; Ankara artık Doğan’ın yönetiminden sıkılmıştır. Birincisi, Türkiye kendi kontrolünde bir Türk azınlık istemektedir. Hâlbuki Doğan, şimdiye kadar ‘Ankara’ya küsüp Sofya’ya, Sofya’ya sırt çevirip Brüksel’e, ikisine de kızıp yeniden Ankara’ya yönelmek’ gibi bir köşe kapmaca politikası izlemiştir. Doğan’ın 20 yıllık bu kıvraklığı Türkiye’de artık pek hoş karşılanmamaktadır. İkincisi Türkiye uluslararası antlaşmalardan kaynaklanan garantör bir ‘ana’ devlet olarak Türk azınlığın makro sorunları ve durumuyla ilgilenmek zorundadır. Ayrıca, nasıl ki Tiran Yönetimi Makedonya Arnavutlarına; Belgrad da Kosova Sırplarının geleceğine bigâne kalamaz ise; Türkiye’nin de Bulgaristan Türklerinin geleceğine dair makro ölçekli gelişmelere kayıtsız kalması düşünülemez. Aslında Türkiye, uzun bir dönemdir unuttuğu bir sorumluluğu da bu bağlamda hatırlamış olmaktadır.

Ne var ki, Erdoğan azınlık konumunda bulunan Dış Türklerin başında bulunan yöneticileri ‘dönüştürme’ konusunda başarılıyken; ‘devirme’ konusunda pek tecrübe sahibi değildir. Diğer taraftan HÖH’ün teşkilat yapısı oldukça çok güçlüdür. Azınlığın birkaç adım ilerisinde bulunan HÖH’ün parti mensupları, Bulgaristan’da Müslümanların yaşadığı yerlerdeki il müftülükleriyle yakın ilişkiler içindeyken; Türk azınlığın, sayıları iki elin parmaklarını geçmeyen sivil toplum örgütlerine de sirayet etmiş durumdadırlar. Buna koşut olarak Türk’ün ve Müslüman’ın olmadığı yerlerde de Bulgaristan’ın partisi olduğunu kanıtlarcasına örgütlenmiştir. Dolayısıyla HÖH, Bulgaristan Türkleriyle şeklen iç içedir. HÖH’ün bu güçlü yapısına karşın, Ankara eğer HÖH’ü ortadan kaldırmaya yine de kararlıysa, bunu yapabilir. Bu durum, Ankara’nın konuya angaje düzeyiyle yakından ilgilidir. Örneğin, Bulgaristan’daki ilk seçimlerde Türkiye’deki dernekleri konuya kanalize ederek göçmen oyları bloke edebilecek olan Erdoğan, sadece Türkiye ayağında HÖH’e yüzde 20’lik bir oy kaybettirebilir. Ayrıca, Dal’ın örgütlenmesine maddi ve manevi destek sağlayıp Doğan’ın aleyhine bir kara propagandayla, Bulgaristan içinde de oy kaybına oy açabilme potansiyelindedir. Bununla birlikte, Türkiye parti bünyesindeki kendisine yakın olan üst düzey HÖH yöneticilerinin partiden koparak Dal’ın partisine geçmesini isteyebilir ve bu çok güçlü bir ihtimaldir. Bu bağlamda, Bulgaristan’daki Türk seçmenin de Türkiye faktörüyle Kasım Dal’a destek vereceği göz önünde bulundurulursa; ilk seçimde Kasım Dal’ın Doğan’la eşit oranda oy alabileceğini söylemek pek de zor olmasa gerek. Bu süreçte, ATAKA partisinin de azınlığı tahrik edici girişimlerde bulunmaması gerekir ki, bu bağlamda Borisov’un devreye gönüllü olarak gireceğini hesaba katmak lazım. Böylece, HÖH tarihinde sahip olmadığı kadar minimum düzeyde bir oy aldığında, travmatik bir sendroma girmesi kaçınılmaz olacak ve çözülme süreci tamamlanacaktır. Tamamen tasfiye olmasa bile HÖH marjinal bir parti olarak faaliyet göstermeye mecbur kalacaktır.

Elbette, yukarıda bahsedilenler Ankara’nın Doğan’ı nasıl devirebileceğine ilişkin sadece bir senaryodur. Fakat böylesi bir tasfiye operasyonunda olası bir başarısızlık ile kronik hale gelecek bölünme halinde bunun faturasını Türk azınlığın ödeyeceğini ve bu işten sadece Bulgarların kârlı çıkacağını unutmamak gerekir. Dolayısıyla Türkiye’nin olası bir HÖH’ü değiştirme / devirme projesi son derece risklidir. Bunun yerine HÖH’ün sözde değil; özde değişimi yoluna gidilmesi, her açıdan daha pragmatiktir.

Bütün bu yaşanan gelişmeleri takip etmeye çalışan Bulgaristan Türkleri içinse esas gündem maddesi siyaset değil; ekonomidir. Her ne kadar Bulgar yetkililer “Yunanistan’dakine benzer kriz bizde olmadı ve olmayacak” dese de; azınlık açısından durum hiç de öyle değildir. Bulgaristan’da nasıl ki, her siyasi kriz Türk azınlık üzerinde doğrudan etkide bulunuyorsa, ekonomik gelişmelerde de durum böyledir. Bulgar Devleti 1908’den beri fakirliği Türk azınlığın kaderi haline getirmeyi başarmıştır. Türkiye’deki firmaların Türk bölgelerine yatırım yapmalarının önüne türlü engeller çıkaran Bulgar yetkililer, yatırım noktası iç Bulgaristan olunca, “peçatı” vurmakta tereddüt etmiyorlar. Türk azınlık 1990’a kadar yaşanan göçlerde genellikle siyasi nedenlerle Türkiye’ye “zorunlu göç” etmek durumundaydı; şimdilerde ise, ekonomik nedenlerle ‘yasadışı göçmen işçi’ olmak zorunda kalıyor. Her iki durumda da bir mecburiyet var. Göçlerle bölünen Bulgaristan Türkleri, en azından siyaseten bölünmemelidir.


“Avtorıt na Nay-Bırziia Gol se Sreştna sı Deputata Kasim Dal”, Focus Informatsionna Agentsiia, 30 Mayıs 2012, http://www.focus-news.net/?id=n1658745, (e.t. 02.06.2012)
“Borisov: Dogan e vı Panika”, Bılgarska Natsionalna Televizia, 28 Mayıs 2012, http://bnt.bg/bg/news/view/76933/borisov_dogan_e_v_panika (e.t. 02.06.2012)
“BALGIOÇ: Podkrepiame DPS, Nova Partiia Ne Ni Triabva”, Focus Informatsionna Agentsiia, 1 Haziran 212 (e.t. 02.06.2012)

Kaynak: Kader ÖZLEM


Kategoriden tüm haberleri oku


 YORUMLAR


rmy 2012-06-04 10:03:56
''Kant ve Hegel'i kıraat etmiş biri'...''nin HALİ ORTADA

mesele de ÜMMETÇİLİĞE gelince ELHAMDULİLLAH Bizler MUHAMMED MUSTAFA'NIN S.A.V.'İN ÜÜMMETİYİZ. Ama sizi bilmem... yorumunuzda ovgüyle bahsetmiş olduğunuz gyavur komunist felsefecilerden Bulgaristan'da bazılarının etkilenmesi dolayısıyla sanki bu millet çok eziyetler çekti. Ancak Allah c.c. bu millete de göç imkanı verince Türkiye'de de maalesef gyavurluklarını gösterdiler. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu. Jivkov gyavurunu terk ettiler Kemal gyavuruna tutundular ve Allah c.c. kitabına küfrettiler. İşler böyle ne yapalım ta ki kabre ve oradan da Mahşer meydanına...
filibeliokur 2012-06-04 10:04:35
Bulgaristandaki Türkler üzerinde siyasi deneme yapılırken, ne yazık ki manevi yıpratıldılar. Bugünden sonra manevi gelişmeye önem verilirse, siyasi kanatta da dürüst insanlar insanımıza yön verebilir.
berk 2012-06-04 11:12:51
Ben Ahmet Doğan'ın yaptığı hiçbir girişimde, (icraatta diyecem ama 22 yıldır kırıntı yok) felsefi bir derinlik ve aldığı eğitimin hakkını veren bir idealist, derin, nitelikli bir tavır göremedim, felsefe okumuşmuş yahu bana ne isterse Spinoza olsun felsefede, daha içinden çıktığı insanlarla, o insanların dilinde 5 cümle kuramıyorsa sıfırdır, yüz üniversite bitirse ne olacak ki geçen Cebel'deki konuşmasını da az çok dinledim, iki üç felsefi terimi harmanlayıp insanların birşey anlamamasına sebebiyet vermeye felsefe diyorsa, bak o da felsefe falan değil. Sözde seçkin sınıfların politikada idareleri ele geçirip maddi ve manevi çıkarlardan dolayı kaptıkları dümenin başından asla ayrılmayıp bir de onları dümen başına oturtan halk kitlesine hiçbirşeyden anlamıyormuşçasına aşağı muamelesi yapması da sıktı ama ya.
donmez014 2012-06-04 11:13:55
Yazar arkadaşı mümkün olduğunca tarafsız olmaya çalışarak yazdığı yazıdan dolayı tebrik ediyum.
Sayın fes rumuzlu yorumcu size sormak istiyorum marksizmi övüp dini değerleri küçümseyerek neyi amaçlıyorsunuz.Bulgaristan türklerindeki gelenek düzeyinde de olsa dini ortadan kaldırdığınız vakit türk diye birşey kaır mı ortada.12 yaşındayken 1989 da türkiyeye göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak kendim bile çoğu olayları hatırlıyorum.Şu an düşündüğüm zamanda anlıyorum biz türkler müslüman değilde marksist ve veya ateist veya hristiyan olsaydık şu an bulgaristan da türklük diye bir kavram olurmuydu?Diğer bir husus r.t.erdoğan ı beğenmeye bilirsiniz en doğal hakkınız ama maddi gerçekleri bile çarpıtmaya çalışmanız yanlış.Erdoğan "imamhatip lisesini dışarıdan zor zar bitirmiş "biri değil Marmara Üniversitesi İktisadi ve Ticari İlimler Fakültesi'nden 1981 yılında mezun olmuş bir şahsiyettir.
Not:Diğer yorum yazan arkadaş ve soydaşlarımızdan ricam yorumlarımızda hakaret olmamasına dikkat edersek daha iyi bir tanışma ve tartışma ortamı sağlanmış olur.
ersin 2012-06-04 11:24:40
Ahmet Doğan'ın ne gibi bir kıvrak zekası vamış ki?
Vardı ise bile şu andaki şartlarda bu zeka eskimiş ve işe yaramaz olmuş sanırım. En büyük politik zekaya sahip kişi Ahmet Doğan ise, veya başkaları yok ise Bulgaristan politik açıdan acınacak durudmadır, alamsı gereken çok yol var daha demektir.

Ankara da partinin bölünmesini istememektedir, kimse istemez. Ancak mevcut şartlar altında parti içi değişim de pek mümkün değildir. Ankara'nın bu iş için seçtiği kişi de ne kadar doğru bir tercihtir, orası çok tartışılır !!!
varna 06 2012-06-04 12:08:44
guzel calisma olmus, yazari tebrik etmek lazim bravo
berk 2012-06-04 12:31:49
Fes yorumunda dini değerleri küçümsememişti, yorumunda bu tarz bir içerik yoktu ve yorumu niye silinmiş anlamadım, düşünce özgürlüğü yeterince yok gibi burada!
aynı kişi 2012-06-04 13:55:50
Değişim her zaman iyiyi getirmez, bazen daha beterini getirir.

Ben marksit falan değilim, fakat marks'ı anlamak için Kant, Hegel ve özellikle Spinoza bilmenin olmazsa olmaz bir şart olduğunu bilirim.

Basit bir karşılaştırma yaptım, dini değerlere saldırdığım nereden çıktı anlamış değilim.

Fazıl Say olayını bilirsiniz; adamı twiterde, Ömer Hayyam'ın dizelerini alıntıladı diye dini değerlere hakaretten yargılıyorlar. Kendisi dünyaca ünlü piyanist ve kompozitordur.
donmez014 2012-06-04 14:29:29
eski fes rumuzlu yorumcu hakkınızda yazdığım dini değerleri küçümseme ifadesi ağır bir ifade olabilir eğer kırgınlığınız varsa özür dileyebilirim.Herkes hakaret etmediği sürece istediklerini yazabilmeli diye düşünüyorum.Ama türkiyenin başbakanı hakkında yazdığınız "imamhatip lisesini dışardan zarzor bitirmiş"ifadesinin yanlış ve şık olmadığını siz de kabul edin.
kamenitsaci 2012-06-04 15:46:09
erdogan gibi seriatcilar mi bizi degistircek sn. ozlem. sasarim akli perisanina............ erdoganin borusu manaflarin diyarinda oter kircalide biz gonusuruz
arda boylu. 2012-06-04 15:46:44
bizler bir Bulgaristan turku olarak Turkiye basbakanini Sayin Recep Tayyip Erdogan,in Turkiyede ne kadar bilgi sagibi biri oldugunu televiziyonlarin karsisinda veyaYuksek toplantilarda kursuye çíktiginda goruyoruz adam sahatlerce elinde hiç bir liste veya birsey bulundurmadan kafasinda sanki internet cigazi varmiscasina konusuyor boyle bir insan zannediyorum ki Turkiyenin bu 100 yillik çaginda bir ilk gibi gorunuyor. Allah onu ve tum dogrucu Turk halkini teror ve cagsuzlardan muhavaza etsin Vesselaam.

Bizim Doganda oyle çok bilgili amma turkçesi çok zayif Yunanistan Bati trakyali turk millet vekiillerinden ornek alsin,Turkiye unuversiteleri akademisiyen uzmanlarindan uzunsureçli bir turkçe kursu almalidir.neyazik henuz birikimsiz bir ana /çoban/ dilinde bir turkçesi var.ornegin bir insaan ilk deva kendini yetistirmeli ve turkun karsisina adam gibi turkçeyle çikilmalidir.
izmir35 2012-06-04 15:49:38
bu cocuk derin devletcilerden degilse...............
Cebelli 2012-06-04 16:07:37
Bizim Ahmed Dogana karsi bir asii tutumumuz yoktur Fakat Cebelde bir Sofyali degilde bir Cebelli Turk gibi 100,de 50,ll i bulgarca 50,side turkçe konusmalidir simdi biri çikip anayasayi konusacak peki soruyorum 1991,lerden sonra Bulgar anayasasinda bir çok degisiklik olmustu Ozamanlar bizim oy verdigimiz HOH,luler uyuyormuydu. soruyorum neden boyle bize olumsuz olan bir anayasayineiçin imzaladilar bunun sorumlusu ozaman kimlerdir biriniz çikip soylermisiniz.Yoooo.
mehmet can 2012-06-04 17:22:35
Doğan bugüne kadar reklamvari nutuk çekmekten başka ne yaptı
bence başarısız olan gitmeli Erdoğan bunu göördü ve doğanı sildi
do 2012-06-04 17:27:05
bize ikl once ekonomik kalkınma gerek şuan turkıye rusya dan tut amerikaya kadar kiraz ihracatı yapıyor acaba bulgaristanda 1 kilo bıle kıraz dışarı çıkabiliyor mu 200 300 kişilık bı grup kurup bunları faalıyete geçirmek bu kadar mı zor ayrıca bulgarıstan muslumanları .muslumanlığın en durust en temiz en barışçıl kardeşlik içinde yaşayan ınsanlardır ayrıca recep tayyip erdoğanın yardımcısı olan bulent arınç NAKŞİBENDİ tarikanın baş ağası olan

derviş memet in öz ve öz torunu dur (balkan muslumanlarının kafasını kestıren katı)l .lutfen gençlerı çocukları bunlardan uzak tutun gerektiğinde t.erdoğanı desteklıyoruz ama dikkantlı olun herkeze tam destek vermeyın bize bizden bırı gerek
İmalat Hatası 2012-06-04 17:41:55
Fazıl Say olayını bilirsiniz;

_____________________________________________


Biliriz;
fazıl; şamak ağızlı bir mumsöndü ürünü! Hani bunlar Yalçın abisinlen dağa pkk'nın yanına çıkacaklardı ne oldu, yemedi mi?
fes 2012-06-04 18:46:08
Fazıl Say kendini dünyanın üst tabakasına kabul ettirmiş biridir, peki sen kimsin? Bir insanın doğştan gelen fiziki bir kusurunu uluorta söylemekten çekinmeyen hırt bir kişiliksin. İnsan müsvedesi ve de irenç bir karakter.
Malüm kişi 2012-06-04 19:01:18
Ömer Hayyam'a atvedilen mahkemeye düşen dizeler şunlardır:

'Irmaklarından şaraplar akacak' diyorsun
Cennet-i alâ meyhane midir?
'Her mümin'e iki huri' diyorsun
Cennet-i alâ kerhane midir?
do 2012-06-04 19:07:04
lutfen ıncitici sözler söylememeye özen gösterin bazı arkadaşlar ısrarla farklı kitlelere alaşağa edici hıtamlarda bulunuyo.çamur atarak yukselemezsın ancak kendini batırırsın alevi kardeşlerimize selam olsun bulgaristanda daha guzel kardeşliğin oluşmasını böyle duşunenlerın içduygularının normaşmesini temmenı edıyorum bulgaristandaki alevılere pomaklara romanlara tum muslumanlara bizi seven bulgarlara hrkeze sevgılerımı selamlarımı gonderıyorum
haskifli 2012-06-04 19:12:21
keto diye biri vardı eskiden tv de yaniii yanii diye konuşan hani medyum memişten tokat yemişti :) işte fazıl say dediğin kişi onun ataist(atesit de olur)versiyonu.Demokrasiyi bile içine sindiremeyen ,elitist ,kendi toplumunu aşağılamayı bişey zanneden,avrupalılar karşısında kendini eziklikten kurtarmak için çırpınan biri.Mert biri hiç değil başkasının cümlelerinin arkasından tweet atıp kıvıran biri.sendede benzer özellikler var sanırım.
haskifli 2012-06-04 19:14:35
yazdıklarım malum kişi içindir
re 2012-06-04 19:16:32
delınin biri kuyuyabır taş atmis akillilar cıkarmaya calisiyo :))) erdogan baba istese bgyi komple degistirir karimazyasaglik onun davos fatihi yeni turkiyenin buyuk lideri
mi 2012-06-04 19:23:13
dedigin dangoz tayyos mu re????? hahhaha
do 2012-06-04 19:49:38
burdan yetkililere sesleniyorum bulgarıstan turklerının yapabıleckleri işler var baklavacılık doner
yeni iş fikirleri olan arkadaşlar grup oluşturulsun
bolge ınsanımıza ekmek parası kazandırılsın bende bu projenın ıcınde yer almak ıstıyorum
cüppeli 2012-06-04 20:41:11
Kıvrak zekalı şahıslar 700 bin oy arkasındayken bir şeyler üretemedi.Şimdi o oyları kaybetme kaygısı ile bir son çırpınış moduna girip bir çare arayışında.Koltuklar elinden gidince göreceğiz kıvrak zekanın marifetlerini.Barmen olup kokteil yapmayı bile becerse keşke bunca mihorlukdan sonra ona bu yakışır...Araba devrildikten sonra yol çok olur.O hep araba devrildikten sonra konuştuğu için çok yol bilmiş oldu.Artık YEEEEEMEEEEEEEEEEEEEZLEEER!
İmalat Hatası 2012-06-04 20:53:57
Bir insanın doğştan gelen fiziki bir kusurunu uluorta söylemekten çekinmeyen hırt bir kişiliksin.

____________________________________________________

Ben ne yapayım? Herifin ruh çirkinliği yüzüne yansımış, söylemeyem mi, şamak ağızlının ağızı ağız değilki resmen lagam çukuru, O herkese ''yavşak'' derken iyi dimi.
masalla 2012-06-04 21:04:40
bunlar yine istanbuldan yonlendiriliyorlar.
bunlar kendilerini ne zannediyorlar
kimsiniz sizmi yok edeceksiniz DPS yi
haydi yolunuza
size ekmek yok burada
Insallah 2012-06-04 21:08:14
geleceğiniz Sn. Başbakanımızın iki dudağının arasında... Hala böyle konuşmanız saçmalıktır. Sizler Müslümanlıktan saptınız. Yola getirmek bize düşecek inşallah
masalla'ya 2012-06-04 21:56:07
Gerçek DPS'liler yurt dışında gardaş.Şimdiki DPS'li görünenler hazırcılar ve ekmekçiler. DPS daha çocuk iken onlar bulgar isimleri ile boy gösteriyor,kendilerini turska inteligentsiya diye adlandırıp o zaman ki SDS;BSP,BBP gibi partilerde yer arıyordu kendilerine.İlk seçimlerin sonuçlarından sonra bunların kulaklarına kar suyu kaçırdı kOMUNİST ABİLERİ.İlk seçilenler arasında çok halk çocukları vardı hem tabanda hem tepede.Fakat ajan olmadıkları gibi,eski komunist de olmadıkları için tutunamadılar ve baskılar sonucu terk ettiler partiyi de ülkeyi de.Muhtemelen sende hazıra konanlardan sın ve bilmezsin bu olayları ya da yaşın müsait değil.Değişim olacak istesen de istemesen de fakat şunu da unutma yaz bir tarafa bu DPS zirvesindekiler yarın Ataka da dahi hazır ekmek var olduğunu bilseler hiç tereddüt etmeyeceklerdir denemeye.Çünkü onlar paradan,koltuktan ve rahattan anlar.Halkmış,milletmiş,örfmüş, adetmiş,dilmiş,dinmiş kültürmüş bilmezler bunları, maalesef.Bu kavramlar para ile de alınamadığı için bu durum bundan sonra bu şekilde devam etmesi imkansız.
fes 2012-06-04 21:57:55
Demokrasi cahillerin yönetimi değildir. Amerika'da, İngiltere'de veya Almanya'da buna asla müsade etmezler.

Nerede müsade ederler? Türkiye'de ve Libya'da.

Ayak takımına dişarıdan destek verilir, palazlandırılırlar ve halkın tepesine çöreklenmeleri sağlanır. Bingazi'li Abdül Celil'in boynuna bir davul asılır, tokmak batının elinde. Çal babam çal.

Şakşuka admların şakşukademokrasisi böyle olur.
Sonradan görmeler 2012-06-04 22:10:15
"Maliye Müsteşarı Naci Ağbel’in kolunda görüntülenen IWC Portuguese markalı saat pek çok gazete ve haber portalına göre eski parayla 400 milyar lira imiş!"

Bu da elitist olmayanların marifetidir. Millete talkını, kendilerine salkımı.
takke 2012-06-04 22:51:07
Okumuş ve cahil sınıflandırması içki içme ve içmeme üzerinden yaptığı için fes kendini haklı görmesinde bir sakınca yok.Kurbağa kuyunun dibinden bakınca gökyüzünü kuyunun ağzı kadar sanıyormuş.Köyden bakınca Yüce Türkiye Cumhuriyetini öyle görüyor her halde.Buradan bakınca da çok zavallılık görünüyor.
fes 2012-06-04 23:17:22
Kendi kendine gelin güvey omak buna denir işte. Okumuş ve cahil sınıflandırmasını içki içip içmeme üzerinden nasıl yaptım acaba, duyan var mı?

Ahmet Doğan eğitimlidir çünkü felsefe doktorası olan biridir. Fazıl Say dünyada kabul görmüş bir müzisyendir ve çok iyi yetiştiği ortadadır.

Merkel bilim doktorudur ve çok iyi derecederusça bilir. Bir KGB albayı olan Putin enerrji üretimi ve sevkiyatı üzerine doktora yapmıştır.

Fatih Sultan Mehmet altı dilde okuyup yazabilbilmektedir. Mustafa Kemal askeri akademide okumuş, matematiği çok iyi, fransızcası mükemmeldir.
hala gitmedimi 2012-06-04 23:33:39
Bu fazıl say denen adam on yıldır Türkiyeden gideceim deyordu(batılı dostlarının yanına) hala gitmedimi?

ne yalancı adammış yav
do 2012-06-04 23:39:53
sen hiç meraklanma fazıl sayı ın sevenlerı destekleyenleri çok sen bak kendı işine
hala gitmedimi 2012-06-04 23:46:48
Merak ettimde ondan

Allah, fazil say müziğile işkenceye maruz bırakmasın türkleri
do 2012-06-04 23:55:24
cubelli ben ne tayyipçıyım ne ahmetçi mılletını seven bırıyım fıkırlerımı soyluyom siz partılerin uşaklığını yaparken burdan ınsanlar koşe oluyo
fes 2012-06-05 00:15:28
Cellicelalü diye Allaha yalkalık yapıyorlar, sanki yüce tanrının onların yalakalığına ihticı varmış gibi.

Onların kafalarındaki tanrı anlayışı nedir diye sorarsak şu ortaya çıkar: onlara göre tanrı, haşa, en büyük mafya babasıdır; kendisine yalakalık yapanları sever, yapmayanları cezalandırır.

“Tanrı tanımaz, ateist, inançsız, zındık” diye herkesi çok kolay suçlarlar, ama kendi durumlarını hiç sorgulama gereği duymazlar.
Say superdir 2012-06-05 00:19:33
Türkleri derken geri zekalı lümpen türkleri demek istiyorsun her halde. Türklüğü savunmak bit kafalılara mı kalmış?
do 2012-06-05 00:23:00
NE DİYOR MAHSUNİ ŞERİF=BEN BOYUN EĞEMEM PAŞA'YA BEY'E...BİZ ALLAH'A İTAAT EDERİZ...KULA KULLUK ETMEYİZ...ALLAHTAN KORKARIZ...
ben burda yapılabılecek işlerı soyluyorum adam dsp nın son çıprınışı olarak algılıyo bu akılla 3 tekerli bisiklete bınsin derım
Koşukavaklı 2012-06-05 01:03:13
Fes gardaş,sana bir çok defa doğru yolda ve doğru adamların yanında yer alman için,ricada bulundum.Sana gardaş sevgisini kalbinde yaşatan abi gibi tavsiyelerde bulundum.
Fes,sende Ahmet Doğan gibi kendini beğenmiş,benden çok kitap okuyan benden bilgilisi yok mu diyorsun?.
İki milyon BG.YAŞAYAN MÜSLÜMAN TÜRKLERİN İÇİNDE EN AKILI SADECE A.DOĞAN'LA SENMİSİN?
23 YILDA BG.TÜRKLERİNİ BULGARLARIN 120 YILDA GERİLETEMEDİĞİ KADAR GERİLETİNİZ.
AHMET DOĞAN,BULGARİSTAN TÜRKLERİNE VE TÜRKLÜĞE KARŞI İŞLEDİĞİ SUÇLARDAN VE İHANETEN DOLAYI,ÇOK YAKINDA BAĞIMSIZ TÜRK HALK MAHKEMELERİ ÖNÜNDE HESAP VERECEKTİR....
DÜN VE BU GÜN AJAN AHMED'İN YANINDA OLAN SATILMIŞLAR,YARIN MAHKEME ÖNÜNDE
DOĞAN'LA BERABER OLACAKLARDIR.
BU GERÇEĞİ HERKES BİLMELİDİR.
UNUTMAYIN!!! ZAFER BEN TÜRKÜM DİYENLERİNDİR.
Cümlenize saygı ve sevgiler.
yüce Allahım,bize yardım et 2012-06-05 01:32:55
Erdoğan Ahmed Doğan’ı devirmeye muktedir mi” sorusuna yanıt pek kolay olmasa da olası bir politik çatışmada son tahlilde Ankara’nın galip geleceği aşikârdır. Bunu iyi gören Ahmed Doğan’ın Türkiye’yi karşısına almak istememesine karşın; Ankara artık Doğan’ın yönetiminden sıkılmıştır. Birincisi, Türkiye kendi kontrolünde bir Türk azınlık istemektedir. Hâlbuki Doğan, şimdiye kadar ‘Ankara’ya küsüp Sofya’ya, Sofya’ya sırt çevirip Brüksel’e, ikisine de kızıp yeniden Ankara’ya yönelmek’ gibi bir köşe kapmaca politikası izlemiştir. Doğan’ın 20 yıllık bu kıvraklığı Türkiye’de artık pek hoş karşılanmamaktadır. İkincisi Türkiye uluslararası antlaşmalardan kaynaklanan garantör bir ‘ana’ devlet olarak Türk azınlığın makro sorunları ve durumuyla ilgilenmek zorundadır. Ayrıca, nasıl ki Tiran Yönetimi Makedonya Arnavutlarına; Belgrad da Kosova Sırplarının geleceğine bigâne kalamaz ise; Türkiye’nin de Bulgaristan Türklerinin geleceğine dair makro ölçekli gelişmelere kayıtsız kalması düşünülemez. Aslında Türkiye, uzun bir dönemdir unuttuğu bir sorumluluğu da bu bağlamda hatırlamış olmaktadır.
-----------------------------------------------------------

Biz BG.de yaşayan Türkler,ANA VATAN TÜRKİYEMİZİ CANIMIZDAN DAHA ÇOK SEVİYORUZ.
Sayın başbakanımız RECEP TAYİP ERDOĞANI, BİZİ UNUTMADIĞI VE BİZE MADİ MANEVİ YARDIMDA BULUNDUĞU İÇİN SEVİYORUZ.
SAYIN BAŞBAKANIMIZ,YÜCE ALLAHA DUAĞLARIMIZ,SENİN SALIĞIN VE SIHATİN İÇİN.
YÜCE ALLAHIM SİZİ,BAŞIMIZDAN EKSİK ETMESİN.
berk 2012-06-05 09:25:27
DPS'nin lideri, üst kadrosundan ve politikalarından hiç memnun değilim ama bu konudaki değişim dışardan destekli bir devirme yerine taban baskısıyla olmalı ki gereği budur yani Bulgaristan Türk azınlığı kendi irade ve isteğiyle bunu dahi yapamayacak durumdaysa vah ki ne vah.

Fazıl Say'ın sanatının tartışılacak bir durumu yoktur ki Türkiye gibi popülist ve yüzeysel günübirlik eğlencelik işlere sanat denen memlekette, inancı ise hiçkimseyi ilgilendirmez ve insanların eleştiri özgürlüğü demokrasilerde saklıdır. Efendim inancı eleştirmişmiş yahu benim çözemediğim birisi din yok derse dindarlara hakaret oluyorda, din var dediğinde neden Ateist, Deist, Agnostiklere hakaret olamıyor. Toplumda inançları koruma altına alınan ve eleştiriden muaf tutulan kesim sadece Müslümanlar mı, diğer inanç ve görüşlere bırak eleştiriyi hakaret dahi serbest ama.

Fazıl Say - Nazım Hikmet Oratoryosu - Vatan Haini
http://www.youtube.com/watch?v=aiAWmexF8ZA
adab-ı muaşeret 2012-06-05 12:15:36
Vah ki ne vah, bulgaristan Türkleri bitkisel hayata girmek üzereler, bünyelerine ilaç verilmezse sonları belli, kimse muceze beklemesin!

Epey uzun süredir M. Bardakçı & F. Say atışmalarını izliyorum. Edindiğim izlenim Fazıl'ın sanatı kerameti kendinden menkul....

Türkiye'nin en büyük amerikan üşakları, amerikan kaşıtı gibi görünen çirkin suratlı G. Erkal gibileridir.
do 2012-06-05 15:23:40
zaten tam istediği gıbı hemen gaza gelen kahramanlık cesurluk gerektiğinde atıl kurt olacak ınsanlar lazım
ınsanımızın yarısı tayıp tarafına geçtı cunku katı ve ustu kapalı bir sistem nereye gecersenız geçin bız bırbırımızı sevıyoruz ve bolunmeyız bolduğumuz an savaşın yolunu tutmuş oluruz.yanlışlara hala yanlış eklıyoruz.
do 2012-06-05 15:35:23
bu sitede tayyıbe karşı konuşanların yorumu hemen silinıyo
arkadasların yorumu nıye silinıyo
yeni nesil 2012-06-05 17:43:29
Nesil değişti, ben çocuktum o zamanlar, şimdi bi anne olarak, çocuklarımı üzmemek için, o olayları anlatamak istemiyorum. Kin ve nefretin bi alemi yok, çünkü insanlar ırk ve din ayrımı yapmamalı. Tek canımı sıkan şey tarih derslerinde türk esaretini öğrenirken, çocuklarım kendilerini kötü hisstemesi. Arkadaşlarından türk olduğundan utanaması. Heralde Bulgaristan'da yaşayan türklerin çoğu bu yüzden türkçe okumak istemiyolar, ama onları suçlamamalı, çünkü bu duruma onların bi kabahatı yok. Bizim haklarımız koruyan millet vekillerinde en büğük suç!
Dr.Mithat GÖKAY 2012-06-05 18:35:14
Herkese saygılar ve hürmetler memlekette en kola iş siyasettir bu işi herkes en iyi bilir.Ama bence işin esası siyasi tartışma olmamalı.liderler iş sahalarını açmalı ve vatandaşları çalışmaya teşvik etmeli Ne Ahmed DOĞAN' a ne de Kasım DAL'da böyle bir kapasite.İkiside siyaset meydanlarında bir baltaya sap olamadılar ama kendilerine birer balta sapı buldular.Bu iki kişiye umut bağlayan kaplumabağ yı sudan dönsün diye bekler.İkisida aynıdır bir elmayın iki yarısı, anlaşmalı dövüş olabilir seyirciyi coşturmak için.
emir 2012-06-05 18:43:39
Tarihinden, kimliginden utanan asaglik kompleksine kapilmis zavalli... Insan hic 3 kitada, 700 sene boyunca onlarca milleti canimin istedigi gibi yonettim diye utanir mi?
Senin yazdiklarin bilinc altinda ki asaglik kompleksinin tezahurudur. Hosgorulu olmayalim, din ve milliyet ayrimi da yapalim lutfen, yoksa irkciliga ben de karsiyim...
do 2012-06-05 18:50:27
emir sen hasta paranoyakmısın aşalık kompleksınden bahsedılmıyo okutulan derslerde cocukların kendını mutsuz hıssedıyo çunku bulgar arkadaşdır. bayramda dederımızın elını öpen saygı gosteren bulgar lara hiç düşman olamam bunu kımse beklemesın bekleyenlerde avucunu yalar
berk 2012-06-05 19:28:26
Adab-ı Muaşeret, Fazıl Say ve sanatı, sen ve senin gibilerin gözünde, kerameti kendinden menkul biri olarak addediliyorsa gerçek bir sanatçıdır ki senin gibilerin gözünde sanatçı olarak addedilseydi sanatında ve kendisinin niteliğinde sorun arardım. ;)

Evet diğer milletlere karşı saygılı, hoşgörülü olmalıyız, ayrımcı değil ama hak ve hukukumuzu çiğnetmemek şartıyla.

Bir ülke, milletini, diğer milletlerin kusurlarını ön plana çıkartarak vatansever kılar ama sorun şu ki bu yöntem o ülkenin insanlarına diğer milletler tarafından da uygulanır.




,
adab-ı muaşeret 2012-06-05 19:55:50
''Açtırma kutuyu söyletme kötüyü.'' atasözü
Büyük Adam 2012-06-05 20:47:26
''do 2012-06-05 15:35:23
bu sitede tayyıbe karşı konuşanların yorumu hemen silinıyo
arkadasların yorumu nıye silinıyo''

Seninki iftira atmak, karşı konuşmak falan değil.

''BİR DAHA GİTMEM'' dedi, Davos'u İsanbul'a AYAĞINA getirdiler!!!

Dünya Ekonomi Forumu (WEF) İstanbul'da başladı
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1090189&CategoryID=80
kosukavakli 2012-06-05 20:50:54
utanc verici yukarida yaziyi ben yazmadim ben bastan beri Dogana karsiyim.suhpeniz olmasin siz istesenizde istemesinizde dogan gitecek bu prose turkiyenin vaz gecilmez bir parcasidir ...turklerin onunu kapatan dogandir. .Simdi soruyorum neden turce radio yok. Neden tr kanal yok. Bu iki soru neden bulgaristanin turiz rehperlerinde bg turk yok yazior neden nufusu yuzde 98zi bulgar yuzde 2 mohamedan yaziyor sunku zizi yonetenler boyle istiyiyorlar..biz variz ve var olacaz biz Nuh peyganberin soyundan gelen bi irkiz biz yigilmiyacagiz bizde huk etme duygusu var ve...........HUKMEDECEGİZ..........birda benim adima yazi yazmayin ricada bulunuyorum soyunuzu arastirin......orijin turk kosukavakli....
do 2012-06-05 21:14:04
ıfrıranın ne olduğunu öğren evet tayığçı kesıldınız daha dun ahmetçiydınız erdoğana yazanlar olunca hazım sızlaşıyosunuz hemn bana ne gıttığınız yolda uçurum yolu yolunuz açık olsun
Perperek Der ki... 2012-06-05 22:58:55
Nedir bu azınlık olma merakı? Bulgaristanlı Türkler haklarını azınlık statüsünde ararsa hiç bir sonuca ulaşamayacaklar.

HÖH'e alternatif arayanlara ise tavsiyem ilk önce babalarına bir alternatif bulsunlar, Vejdi'nin veya Kasımço'nun alternatifleri çok olabilir ne de olsa batan gemiyi ilk önce fareler terk eder.
imam 2012-06-05 23:41:40
Kılık değiştirenler nereye gitseler kendini belli ediyor.PAPAZLIKTAN VAZ GEÇTİ FAKAT KELLE AYNİ AYARDA ÇALIŞIYOR.Perperek papazı idi,şimdi ise saf perperek fakat Ahmet diyor başka bir şey demiyor,HOH DİYO BAŞKA BİR ŞEY BİLMİYOR.Okulda parnocu olarak iş verdiler her halde arkadaşa da vefakarlık yapıyor.N'psın be n'psın ba elinden bu geliyor. 120 yıl bu halkı dalkavukluk yapmaya gayret ettiler sonunda komunistler maalesef böyle perperek papazı gibi ürünler elde edebildiler.Dik durmak bu halka uzak kalmış bir anlayış,bir kavram olmuş ne yazık ki.
Perperek Der ki... 2012-06-06 00:05:26
Ahmak olmak dik durmak demek değildir. Osmanlı tek şehzadeyi sağ bıraktığı için cihan imparatorlüğü oldu akıllı olanı seçtiği için değil.
falanca 2012-06-06 03:24:20
delinin biri kuyuya taş atmış misali
ahmed 2012-06-09 16:25:05
Olayları iyi inceleyin lütfen seçimler yaklaştıkça türklerin ve etnik azınlıkların üzerindeki baskı artmaya başlar bizim oralarda ve bunlara karşı ahmed aganın partisi mücadele ediyormuş izlenimi verir (22 yıldır yan gelip yattığı için) ancak bu sefer oyun biraz farklı,seçmen bıktı boşbeleş ve mafya filimlerini aratmayan lafsalatalrından ve ayrıca kasım dal var.bakalım ne olacak bizim oralarda
küçük malcı 2012-06-11 11:07:10
Evet 2 ci Partiye ihtiyaç vardır.Ancak bu partiyi kurup yönetecek kişi de Kasım Mal değildr.
HAKİKİ KIRCAALİLİ 2012-06-18 17:16:52
Bulgar Devletinin eliyle kurulan bu partinin Yönetim Kadrosu A'dan Z'ye kadar MUTLAKA DEĞİŞMELİ.

Biz Bulgaristan Türkleri bu DS (Dırjavna Sigurnost) AJANLARININ Kölesi olmayı HAK ETMİYORUZ.

23 Yıldır bizi BAL gibi SATIYORLAR.

Daha ne zaman kadar bunların kahırını çekeceğiz...?

Felsefe okumuş Bulgar İstihabaratı sayesinde bu ŞOPAR ÇİNGENESİ.

1- Partiye oy veren Seçmenin %99 TÜRK.

2- Lideri DS AJANI ÇİNGENE.

3- Yönetim Kadrosunun %99 DS AJANI

4- Seçilenlerin yarısı Bulgar - Seçilen dğerlerinin bir kısmı da Emel Ethem TOŞKOVA gibi Bulgar kalıntısı...

Ve daha neler neler...?

Zorla isimlerimiz değiştirildi, Öz Türk isimlerimizi geri almak için bu pislikler ne yaptılar HİÇBİRŞEY, hatta işbirlikçilik ve ihanet

Hangi hakkımızı tam manasıyla aldık...?


1989 yılından sonra Bulgaristanda en MAĞDUR olan Topluluk hangisidir...?


DPS Yönetimi kendilerini, akrabalarını ve sevgililerini ZENGİN etmekten başka ne yaptı...?

Tabi ki HİÇBİRŞEY.


Ve utanmadan 23 yıl sonra bile Fakir Fukarayı isimleriniz değiştirilecek diye BASİT, UCUZ ve AHLAKSIZCA korkutuyorlar.

İnsanlarımız CAN derdinde bu PİSLİKLER ise ET derdinde.

Ve daha NELER NELER...?

 
   YORUM YAZ
Ad/Soyad*
Yorum Metni*:  
* Maksimum karakter sayısı: 1200
Security Code*
 
  * Yazılan yorumlardan site sahibi sorumluluk taşımaz !
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.


« Geri dön

ANKET



Anket Başlangıç Tarihi:

[ Anket sonucu ]
REKLAMLAR



All Rights Reserved © 2006-2019    "SENİ MEDİA" LTD; KARDZHALI   Webdesign: SWS